24 Mart 2010 Çarşamba

Başlıksız olsa, olur mu?

Sabah kalkıyorum, işe gidiyorum, çalışıyorum, eve dönüyorum, gırtlak derdine düşüyorum, yemek yapıyorum,yiyoruz, sohbet ediyoruz, banyo yapıp, yatıyoruz. Ertesi gün tekrardan. Aralara kitap sıkıştırıyorum, yaşamın anlamını sorguluyorum. Bundan daha fazlası olmalı diyorum. Yaşanan hiç bir şeyin tesadüf olmadığına, her şeyin bir anlamı olduğuna inanıyorum. Yaşıyor muyum? Hayır, sadece varım.
Tüm insanların hayatta bir amacı olduğunu düşünüyorum. Amacımı arıyorum.
İnsanlarla tanışıyorum, dinliyorum, hayret ediyorum, sokağa çıktığım anda şaşkına dönüyorum, içime kapanıyorum, kırılıyorum, inciniyorum. Kendimi şarj edip, geri dönüyorum. En sonunda şu kanıya varıyorum;
Yaşamak, iyi yaşamak; iyi giyinmek, iyi yemekler yemek, iyi bir statüye sahip olmak demek değildir.
İyi yaşamak, iyi bir insan olmak demektir.
Allah' ın bizi böyle yarattığına inanıyorum, bize gülümsediğine inanıyorum, arada ensemize şefkat tokatları indirdiğine inanıyorum.
Ve hep, daima, iyi bir insan olmayı, suya, küvete akan vücut kirlerim gibi içimde olan, olabilecek kötü huyların da akıp gitmesini ve her daim iyi insanlarla karşılaşmayı diliyorum...
Karşılaştığım iyi insanlara şükrediyorum...

13 yorum:

Primarima dedi ki...

Allah beni hep iyilerle karşılaştırıyor biliyor musun?
Çok şükürki 1- 2 mikrop dışında hayatımdan temizlenmeyecek mikroplar yok...

Hiç bir şeyin tesadüf olmadığına inanan,bunu aklından hiç çıkartmadan yaşayan biri olarak diyorum ki bu inancımıza en büyük örneklerden biri sen ve ben değilmiyiz?
Senınle bir araya gelişimiz hayatımın kitabının ellerimin içine düşmesi onu okuduğum andan itibaren hayatımda değişenler vs. vs.

Bosver be tatlım bunları amaaaaan, dün gece ne kadar bitkin sessiz huzursuz görünsemde çok ama çok eğlendim ben :)

Nihan dedi ki...

Tamam :) Boşverdim, gitti :)
Dün çok güzeldi gerçekten de :)
Bitkinlik konusunda da çok haklısın, aklıma Ceyda geliyor,çok gülüyorum;Ceyda dedi ki, ben ablamın yerinde olsam güne sakinleştiriciyle başlarım. Rima uyandı ve annneeee diye ağlamaya başladı.Söylicem onu Yavus' una :)

lale kunt dedi ki...

Bence de hayatta hiç bişey tesadüf değil, ya da belki de öyledir kafam biraz karışıkta :))

Fakat şu iş&güç konusunda çok düşünüyorum. Çalışırken yaşayacak vakit kalmıyo ki insana. Evde geçirdiğin vakitte de uyuyosun zaten, sabah yine iş. off Niyancım sıkıcı valla.

Dün de çok komikti Rima, nasıl ağlıyo aneeeee diye. Kız çocuklara babaya düşkün olmaz mıydı yahu? En azından ben öyleydim yani.

Nihan dedi ki...

Hele birde iş yerinde mutsuzsan daha da beter düşüncelere dalınıyor Laliş' im :(

Kız çocukları sonradan babaya düşkünleşiyor galiba, bende aynı Rima gibi anneme yapışıktım çünkü :) Annem banyo yaptığında kapısının önünde beklerdim, bazen anneme 2 tokat çaksaydın ya diyorum. Ooyy hiç vurur muyum yavruma diyo :)

lale kunt dedi ki...

Rima'da bekliyomuş ya kapının önünde :) Ay çok komik yaa, ben hep babama düşkündüm galiba, yapışık ikiz anılarım hep O'nunla süslü :) Hala da öyleyim ya, bıktırdım adamı...

Nihan dedi ki...

:) Allah ayırmasın sizi :)

lale kunt dedi ki...

Amiiiin!
Hiç birimiz ayrılmayalım..

bokbocesii dedi ki...

Çok içten olmuş bu yazı Niyancım.Negatifleri salla,pozitifler kalsın ;)

Robin Goodfellow dedi ki...

Sırf bu yüzden devlette öğretmenlik yapmak için kpss ye başvuracağım ki bana yaşamak için zaman kalsın Nihocan. Yoksa kafayı yememe az kaldı.
Hadi ben Uzi'ye köfte yapmaya gidiyorum :)

Nihan dedi ki...

Evet kalsınlar ve hiç gitmesinler :)

Nihan dedi ki...

Ayşegülcümmm, içine kimyon koymayı unutmaaa :)

Damlo dedi ki...

dün için herkeşlere bin tefeşkür =)

Nihan dedi ki...

Asıl tefeşkür benden efendim :)