Kanlı canlı olmam gereken bir haftaya girmiş bulunmaktayız :-)
Böyle olmayı gerektiren sebep; Çarşamba anneciğimin, Perşembe'de babacığım ve kuzen Larry' nin bize gelecek olmaları.Ohh mis mis :-)
Baba göbeği+anne kucağı+sevgi pıtırcığı :-)
Sevgi pıtırcığı, dün üniversite sınavına girdi, çok şükür sınavı güzel geçince, ödülü ben oldum.
He hee kandırdılar onu, ödüle bak: Niyan Abla' yı ziyarete gitmek :-)
Bol bol gezdireceğim Kuzen Larry' i...
Hatırlıyorum da, onun yaşındayken abimi ziyaret etmek için İstanbul' a geldiğimde aklım beş karış havadaydı. Hatta 15 - 20 karış bile diyebiliriz.
Ne zaman bir cami görsem abime, bu ne cami, diye soruyordum. Galiba maksadım, Sultan Ahmet Camii' ni görmek istemekti. O yaşta bunu neden istediğimi de bilemiyorum doğrusu :-)
Abim bütün camilerin ismini şıp diye söylüyordu; Ahmet Paşa Camii, Nur-u Mehmet Camii.
Nerden biliyorsun yaaa, derken jeton aynı anda düştü. Sevgili abim, atıyordu :-)
Yere Batan Sarnıcı' nı gezerken ilgilendiğim harikulade oluşu değildi de, Özlem Tekin' in orada çektiği klipti.
Ve Boğaziçi Üniversitesi' nde abimi ziyaret ettiğimde ilgilendiğim tek şey, neden zilin çalmadığıydı. Zil çalmadan tenefüsün geldiğini nasıl anlıyorlardı ki?
Abicim sazan kardeşinin saflıklarını ele geçirmiş olmasının haklı gururuyla gösterdi, bak biz Cuma günleri burda toplanıp İstiklal Marşı söylüyoruz.
Yaaa, demiştim. Sonra baktım gülesi geliyor, abiii yaaaa diye kızmıştım, kandırma.
O yokuş yok mu o yokuş, canımın en içi abicim beni sırtına aldı o yokuşta :-)
Bir 17 yaşımın en keriz halleri programında daha görüşmek üzere sayın seyirciler :-)
İşte böyle...
Şimdi benim sizden bir ricam var; canlarımı pazar günü kahvaltıya değişik bir yerlere götürmek istiyorum.
Genelde Emirgan civarına götürdüm onları şimdiye kadar. Bu sefer Heybeliada' ya götüreyim diye düşünüyorum ama var mı acaba şurası da şahane bir yer, tavsiye ederim diyen?
Teşekkür ederim şimdiden...
28 Haziran 2010 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

16 yorum:
Niyancımmm ne mutlu sana... Aile gibisi yok değil mi :)
Kahvaltı deyince benim aklıma ilk Rumelihisari geliyor. Denize boğaza karşı. Ohh miss :)
Birgül
Karaköyde Namport var namlı gurmenin :) ıskeleye karsı acık havada... :)
Tatlı Birgülcüğüm,
Bende kendi kendime diyordum ki, kimse beni sevmiyor :)
RumeliHisarı' nı düşündüm ama nedense kalabalık olmayacak, bakir kalmış yerlere gidiyor aklım.
Çok teşekkür ederim güzel arkadaşım.
Karaköy iyi fikir gibi geldi, teşekkür ederim :)
Seni sevmemek mümkün mü datlum :)
Uzak demezsen aslında sapanca maşukiye dediğin gibi bakir bir yer. :Hem kahvaltı yapabileceğin hemde öğlen yemeği yiyebileceğin şirin yerler var. Kuş sesleri ve suyun sesı var sadece... Bak benimde anlatırken gidesim geldi :)
Birgül
Sensin tatlı :-)
Babam oralardan tutturdu Maşukiye' ye gidelim diye, bende bu sefer ben yapıcam plan, dedim. Lafımı yesem mi acaba :-)
Bence ye gitsin :) İyi düşünmüş babacın. Suyun üzerinde tahta iskeleler etrafta kus ve su sesı önünde mis gibi köy kahvaltısı:)
Daha ne olsun. Sevdiklerinle daha da bır keyıfli olur eminim :)
Dur ben bi yolunu araştırayım :-)
Çok teşekkür ederim tatlım, :-*
Rica ederim keyifti... öpüyorum yanaklarından...
Birgül
:-)
niyancım van kahvaltı salonu var bi de muhtelif yerlerde. züpper bi ziyafet çekebilirsin ;)
Teşekkürler Damlocan :-)
:) eğlenceli bir yazı olmuş yine:D
bu kuzen Larry şu hani Balki'nin kuzeni mi:))) sahi neydi o dizinin adı :D
Ta kendisi, Muhteşem İkili :)
Teşekkür ederim Reyhancığım :)
ooh yaşasın sevgi pıtırcığı günler Niyancım :)
Teşekkürler güzelcim :-)
Yorum Gönder