Efendim, hikayemiz pasaport alma isteğimle alakalı.
Üzerinden zaman geçince, insan ilk hissettiklerini hissetmiyor tabii ama benimkiler capcanlı hala.
Bu haftayı raporlu olarak geçirdim. Yeniden pasaport alabilmek için izin istememek adına, şu işi de halledeyim diye düşündüm. Pazartesi günü bankaya gittim, internet sitesinde harç ödenebilecek bankalar arasında olduğu halde, Yapı Kredi personeli bana "buradan yatırılmıyor" dedi. Birde ben 40 dakika bekledim bu arada.
Nasıl yapılmıyor, yapılıyor, ben eski personelinizim diye carladım. Ama o daha cazgır çıktı ve yapmadı. Şikayet ettim, o ayrı :)
Sonraki istikamet, Ziraat Bankası. Ooof nasıl bir sıra, nasıl bir hengame. Önümde beklemem gereken 48 kişi var. Bu arada ayağa kalktığım anda beynim zonklamaya başlıyor ama şubenin içi sırf yaşlılarla dolu olduğu için 2 dakika oturamıyorum. Tam oturuyorum, yaşlı birileri geliyor ve ben yerimi onlara bırakıyorum.
Onca zaman bekledim ve yaşasın numaram yanıyor. O da ne? Vergi numaramı giriyor ve evlenmeden önceki soyadım çıkıyor ekranda. Ühühühü ama, ama, ama ben soyadımı düzelttim nüfus müdürlüğünde, çift soyadı taşıyorum, dedim. Hayıııır diyor en asık suratlı görevli, vergi dairesinde de soyadını düzeltmen gerekiyor, diyerek ferman veriyor bana. Ühühühühü, hava çok soğuk, eve dönüyorum. Bu işi ertesi sabah erkenden babacım hallediyor ve ben pasaport almak için emniyet müdürlüğünün yolunu tutuyorum. O da ne? Sabah 8.30 ve sıra bitmiş. 150 kişiden sonrasını almıyorlarmış.
E peki kaçta gelmem gerekiyor, diye soruyorum. Kızım biz 5 de geldik diye bağırıyor sinirli bir teyze!
Tamam diyor ve tıpış tıpış dönüyorum.
Çarşamba işyerimdeyim, öğle arası para yatıracağım, tam dibimde Vakıfbank, ve öğlen kapalı :( 1 saat sonra geri dönüyorum ve konuşmama asla müsade etmeyen gişe görevlisine vergi numaramla ilgili durumu anlatmaya gayret ediyorum çünkü o bankada TC kimlik no ile işlem yapılıyor.Hani bir aksilik olmasın diye izah etmeye çalışıyorum ama vır vır vır...Herneyse, başardım para yattı.
Bu sabah 7' ye 10 kala emniyet amirliğindeyim. Bir kalabalık var ama sıra şeklinde değil, eşim bana sıra olduğunu söylemişti. Sırayı ben yaratayım diye en öne geçip beklemeye başlıyorum.
Tek akıllı benim ya, insanlar bir kağıda isimlerini yazmışlar ve dağılmışlar, bunu keşfedince hemen atladım, bende yazdırdım, 61.kişiyim. En öndeki 5 ' de gelmiş. Haydaaa, 5 ne ya? Gerçi bende 5' de kalktım, ciğerlerim uyumama izin vermiyor.Hatta tam şu an öksürdüm, evet diye onayladı galiba canım ciğerim.
Emekli asker olduğuna inandığım bir amca, hepimizi hizaya soktu, tek tek isimlerimizi okudu ve sıraya girdik. Kıt'a dur!
Herkes arkasındakine, bak benim sıram burası haaa, diyerek ortadan kayboldu. Orda bi büfe var, çay filan içmeye gittiler. Ben napıyorum? Yerimi bırakmam asla. Neme lazım?
O esnada hepimiz bir sevgi böceği olduk, bir kaynaşma, bir sohbet-muhabbet gırla. Arkamdaki tatlı anne-kız da benimle konuşmak için zarf atıyorlar ama üzgünüm, sesim çıkmıyor.Kısık! Ve de konuşursam öksürmeye başlıyorum, ben yutkunmakla meşgulüm o an. Yalnızca gülümsüyorum, zaten konuştuğum an anlamayacakları kesin...Neyse işte, hepimiz cicişiz :)
Aaaa, yağmur yağıyor, ühühühü şemsiyem yok, anneme vermiştim, tekrar çantama koymayı unutmuşum. Hiç çıkarmam halbuki çantadan, o yüzden acayip hafif bi şemsiye aldım. Neyse zırh gibi kabanım koruyor beni, çokta şiddetli yağmıyor. Önümdeki ciciş amca, aaa üstüne bak diyor ve hoh ho hoo gülmeye başlıyor. Yağan şey, yağmur değil de çamurmuş da, o yüzden...Üstüm başım çamur gibi oldu, sen ciciş değilsin amca, eledim seni!
Saat 8 olunca uygun adımlarla içeri alındık. Yahu tek düzen içeri alınırken bile "buldozer teyze" işbaşında.
Bakın canlarım, bunlar ayrı bir ırktır. Hala ve ısrarla vahşi ortamlarında yaşamaktadırlar ve asla ve katiyen eğitilemezler, medenileştirilemezler. Irk özellikleri genelde pardesü giymelerini gerektirir, mutlaka başa eşarp veya türban şart. Tombul ve koca memeli olmak, en mühim özellik. O koca memeler, insanları ittirmek için özel olarak büyütülür, böylelikle kalabalıklar arasında kendilerine yer açmalarını sağlar. Zannediyorum, içgüdüsel bu davranışları!!! Bu teyzeler sıkça, pazarda, otobüs kuyruklarında görülür. Kaçmanız olanaksızdır. Kaderinize razı olun ve onlar tarafından iteklenmekten sinirlenmiyormuş gibi yapın. Benden tavsiye!
Uygun adım içeri girdik, sıra numaramı aldım, 11 e doğru işim bitti ve ciğerlerimi öksürmekten oraya bırakarak eve döndüm. Diyeceğim o ki, bu nasıl bir çile? Bir pasaport almak böyle çileli mi olmalı? Bu ne yaw!
Bir bürokrasiyle mücadele eden Somethin'special' dan hikayeler programımız burada sona ermiştir, yarın pasaportunu alacak olmanın coşkusuyla, yeni hikayelere yelken açacaktır.
Şimdilik, hoşçakalın :)

7 yorum:
devlet dairelerinden de orada çalışan salla başını al maaşını çalışan işi salan sallayan kişilerden de nefret ediyorum.
Hıhhh! İyi dedin Robin' im :)
al benden de o kadar. gıcık oluyorum gıcık !
Hepimiz gıcıkız :)
Çile resmen ya benimde pasaportmun süresi doldu yeniliyeceğim,nüfus cüzdanımı yenilemem gerekiyor çünkü hala tc kimlik no'm yazmıyor ama birgün ayırmam gerekiyor hatta daa fazla şu tipik devlet memurlarına gıcık oluyorum ya!
Çile resmen ya benimde pasaportmun süresi doldu yeniliyeceğim,nüfus cüzdanımı yenilemem gerekiyor çünkü hala tc kimlik no'm yazmıyor ama birgün ayırmam gerekiyor hatta daa fazla şu tipik devlet memurlarına gıcık oluyorum ya!
Ezgi, bu işler için önce psikolojini hazırlaman gerekiyor. Ama haklarını yememem lazım, pasaportta görevli memurlar, çok genç, fizikleri çok düzgün, oldukça hızlı ve kibarlardı.Şaşırdım yani :)
Yorum Gönder