16 Şubat 2010 Salı

Haberler

Dün akşam haberleri seyrediyorum. Yok yere vefat eden gencecik bir çocuğun cenazesi var haberde ve muhabir ölen kişinin babasıyla röportaj yapıyor, kamera onları çekiyor ve tam arkalarında cenazenin yanında bir kişi kameraya bakarak, zannediyorum yakınlarını arıyor. "Bakın la bakın, televizyona çıkıyorum, çabık Ntv' yi açın"... Vay be, dedim! Birde sırıtıyor bakışlarını kameradan hiiiiç ayırmadan! Belki bir kaç dakika önce, namazını kıldığın çocuk için hiç mi hiç acı çekmediğin, acılarına bir nebze ortak olmadığın bu kadar mı gözler önüne serilir?

Normalde hayat orada durur.Televizyonu açarsın, haberleri seyredersin, izlediklerinin ne kadar önemli olduğu ya da dünyanın ne hallere geldiği senin pek umrunda değildir. Ya da bu olaylar senin varlığınla ilgiliyse, sende o kadar ilgilisindir haberlerle. Genel olarak insanlığın durumu budur!
Fakat malesef insanlar ölüyorlar, öldürülüyorlar, hatta tam da siz yumurtanızın kıvamı konusunda ailenizle tartışırken ölüyor olabilirler. Dünyanın bir yerlerinde hala savaşın içinde kalıp, kendini temizlemek, hatta donlarını yıkamak zorunda olan insanlar var.

Peki haberleri izleyip bişiler yapabiliyor muyuz? Birde işin bu yanı var. Bazen evet, bazen de hayır.
Ama bilinç oluşturabiliriz, baskı yapabiliriz, galeyana gelebiliriz (ki genelde gazetecilerin yapmak istediği bu), toplanabiliriz, ayaklanabiliriz, sesimizi duyurabiliriz, koyun olmaktan, güdülmekten kurtulabiliriz.

Ve şimdi hep beraber, o televizyon kamerasına bakarak sırıtan ve ailesine "bakın la bakın, tv ye çıktım" diyen adama hep bir ağızdan, tuuuuu senin sıfatına, diyebiliriz. Deriz değil mi?

7 yorum:

lale kunt dedi ki...

dedim bile..
zaten anlamıyorum, geçenlerde haberlere bakarken trafik kazasında ölen insanları gösteriyolardı. ama bildiğin çekiyolar yani kameraya, hiçbir karartma ya da akşam saatidir çoluk çocuk görür gibi bi düşüce yok. orada olsan ne görceksen tvde de onu görüyosun.
böyle habercilik mi olur? bir tuuuuuu senin sıfatına da bu habercilere gelsin bence.

Nihan dedi ki...

Memleketimde bunlar için söylenebilecek çok güzel sözler var ama burda olmaz!
Tuuuu Laliş' im bahsettiği tiplere!
Tükürün gariiii!

bokbocesii dedi ki...

demezmiyiz hic..

Nihan dedi ki...

Voltran voltran voltran :)

sesiber dedi ki...

Bugün öğleden sonra bir başsağlığı ziyaretine gittim. Evin erkeği 45 yaşında ALS hastalığı sebebiyle dün vefat etti. 2 yıldır süren hastalığının alıştırması sebebiyle mi bilemiyorum, kendi çok yakınları(annesi,vs) bile o kadar normal bir muhabbete girişmişlerdi ki, şaştım. Saçlarının beyazladığı için kaşındığından,kullandığı saç kreminden, saçlarının krem kullanmayınca dökülmesinden falan bahsediyordu annesi. İçimden dedim; evladını kaybetmişsin, tek derdin saçın mı şimdi???... Yani diyeceğim; insan oğlu garip bir yaratık.

Nihan dedi ki...

Yani Allah başımıza vermesin ve büyük konuşmayalım ama bu gerçekten de olacak şey değilmiş :(

Damlo dedi ki...

insanlar öldükleriyle kalıyorlar bkz durum şehitler için de geçerli. 45 saniyelik şöhret. galeyana gelip bağırırız küfrederiz ağlarız zırlarız meydanlarda şehitler ölmez diye diskur çekeriz ama eve gittik mi serilir tivinin karşısına dizimizi seyrederiz yemeğimizi yapar hatta kocamızla sevişiriz.

şehitler ölmez ya onun rahatlığı var içimizde. afedersiniz ama bok ölmüyor. ölüyor işte. sizin yediğiniz yemeği yiyemiyor artık o sizin kurduğunuz hayaller onun için çoktan bitti, sevişmek mi belki eline kadın eli değmedi.

yazık ya yazık. ne zaman içimizde tam hissedeceğiz acaba acıları. ama ne gerek var di mi şehitler ölmez vatan bölünmez.