9 Şubat 2010 Salı

Dunning ve Kruger sendromu- Psikolojide Nobel ödülü alan çalışma

Psikologlar Justin Kruger ve David Dunning'in tarihe geçmelerine vesile olan teorileri özetle, "cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır" der.


Metin çözme, araç kullanma, tenis oynama gibi çeşitli alanlarda yapılan araştırmaların sonucunda şu bulgulara ulaşılmıştır:
-Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.

-Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.

-Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.

-Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar..

Değerlendirme zaafı:

İki uzman daha sonra, bu teorilerini test etme fırsatı da buldular. Cornell Üniversitesi' nden 45 öğrenciye bir test yaptılar, çeşitli sorular sordular. Ardından öğrencilerden "testin sonucunda ne kadar başarılı olacaklarını tahmin etmelerini" istediler.
En başarısızların (yani sadece yüzde 10 ve daha az doğru cevap verenlerin), testin yüzde 60'ına doğru cevap verdiklerine, ayrıca iyi günlerinde olsalar yüzde 70'e ulaşabileceklerine inandıkları ortaya çıktı.
En iyilerin (yani en az yüzde 90 doğru sonuç alanların) en alçakgönüllü denekler olduğu (soruların yüzde 70'ine doğru cevap verdiklerini düşündükleri) görüldü. (Not: Dunning ve Kruger bu çalışmalarıyla 2000 yılında Ig Nobel ‘ de kazandılar.)

Çalışan, kendi kapasitesini değerlendirmekten ve eksikliğini teşhis etmekten acizdir. Ama asıl vahim olan, bu "yetersizlik + haddini bilmeme" kokteylinin, mesleki açıdan, karşı koyulmaz bir itici güç oluşturması. Kariyer açısından bir eksiyken, artıya dönüşmesi.
İşinde çok iyi olduğuna yürekten inanan "yetersiz", kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve haddi olmayan görevlere talip olmaktan en küçük bir rahatsızlık duymayacaktır. Aksine bunu bir "hak"olarak görecektir.
Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar ise çalışma hayatında "fazla alçakgönüllü" davranarak kendilerine haksızlık edecekler, öne çıkmayacaklar, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmayacaklar, kıymetlerinin bilinmesini bekleyecekler (ve bilinmeyince için için kırılacaklar ve kendilerini daha da geriye çekecekler) ve muhtemelen üstleri tarafından "ihtiras eksikliği" ile suçlanacaklardır.
Sonuçta, "kifayetsiz muhterisler" her zaman ve her yerde daha hızlı yükselecekler ve daha yukarılara çıkacaklardır.

Bu gibi kişilere laf anlatmanın kifayetsiz olduğunu düşünenler de, "ııı o aslında öyle değil böyle" demeyecek kadar mütevazi insanlardır. Ya da "üüüf bununla mı uğraşıcam" diyerek konuşmaya bir son verirler.
Böyle insanlarla karşılaştığınızda yapmanız gereken,
            ko şa raaaak ka çııınnnnnnnnnnnnnnnnn!

10 yorum:

lale kunt dedi ki...

Niyancım ne kadar güzel bi yazı bu böyle.. çok teşekkür ederim paylaştığın için

Nihan dedi ki...

Günaydın Laliş' im, ben teşekkür ederim :)

bokbocesii dedi ki...

bende diyorum bizim salak sekreter neden her boku bildigini iddia ediyor?? hasta demek zavallım bak kıyamadim simdi.Nihancım super post olmus, ellerine saglik.

Nihan dedi ki...

He hee, teşekkürler tatlım :)

Robin Goodfellow dedi ki...

Yazı nefis, araştırma son derece yerinde tespitler yapmış. Amaa bu araştırmayı bizim ülkemizde yapsalardı şok sonuçlarla karşılaşırlardı. Çünkü burası her şeyi bildiğinin sananların ülkesi.

Nihan dedi ki...

Kesinlikle bence de, her şey Amerika' nın başının altından çıkıyor Robin' im :)))
İmza:Cıvık Niyan

a. gizem dedi ki...

cooook güzel bi yazı buuuu :) cok dogru tespitler!

Nihan dedi ki...

Teşekkürler Gizemcim :)

Stil Direktoru dedi ki...

Vay kuzu sen denemeler olarak kalma bayıldım kalemine saklıyorum bu yazını pcme izninle Ömi'ye okutacağım gelince.

Nihan dedi ki...

Edacığım yazı senindir :)