mü desem? Yoksa bir kaç saat içinde karşılaştığım binbir çeşit insan manzarası mı desem?
Özledim canlarımı, düştüm yollara...
İlk durak, Havaş. Sinir katsayısı çıkartan insan silueti numara 1:
Havaş' da güzel güzel oturmaktayım. Bir anne ve iki kızı girdiler içeri. Bu zat-ı muhteremler,
*O simsiyah saçlarını sapsarı yapmayı biliyorlar.
*O, afedersiniz koca ..tlerine bakmadan tayt giymeyi de biliyorlar.
*İçlerinden birinin ayağıma bastığını söylemiyorum bile.
*Gelip,arkama oturup, sandalyemi deli gibi sarsmayı da biliyorlar. ve sarsmaya devam etmeyi.
*Ve hatta, yanımdaki sandalye boş diye çantalarını üstüne koyarken neredeyse kucağıma atmayı da biliyorlar.
Ama yok!Yok işte! Her sigara içmek için sırayla dışarı çıktıklarında, geri içeri girerken kapıyı kapatmayı bilmiyorlar. Biliyor olsalardı, niye bu kız (ben oluyorum) habire oflaya poflaya, bize kötü kötü bakarak, arkamızdan kapı kapatmak için kalkıyor, derlerdi. Ama demediler!
Servise bindim. Katsayı artıran insan silueti, numara 2 ve 3.
Kendileri hacı bir dede ve koca memeli, yuvarlanarak yürüyen, ne dediği hiç anlaşılmayan yaşlı bir karı koca.
-Gızııııımmm?
-Efendim?
-Bu, Sabuha Gökçen' e mi gidiyooo?
-Evet.
-Kaç para?
-10 TL.
Evet, en önde oturuyorum. yaptım bu hatayı kabul ediyorum. Ama nolur acıyın bana. Dışarıda şoför var ey cemaat-i müslüm, niye her biriniz sırayla aynı soruyu bana soruyorsunuz? En sonunda şöyle bir yazı yazacaktım;
"Sabiha Gökçen' e gider, 10 TL... İmza: Muavin Nihan"
İnanamıyorum! Hacı amcalar toplam 9 adet bavul, çuval ve poşet karışımı şeylerle gidiyorlar. Ve evet bindiler servise. Allah' ım nolur yanıma oturmasın teyze, kesin kucağıma oturur. Uyuma numarası mı yapsam? Yok çantamı koyiim ben en iyisi. Oh! Çok şükür, tam arkamdalar.
Başladılar bağıra bağıra konuşmaya. Anaaaam! Allah' ım sana geliyorum, o ne, bu nasıl bir kokudur?
Ben deyim leş kokuyor, siz deyin soğan. Vallahi ortaya karışık! Böğk! Kavga ediyorlar bağıra bağıra.Ühühühüh, duyma Nihan, duyma. Ufff! Yanıma biri oturdu, kalkamıyorum da...Mont, sırt çantam vs...Fenalardayım.
2 dk. trafiği izle, saygısızlıkları gör. Dünyaaa, çivin çıktı hakikaten!Dayanamıyorum insanlara!Saygısızlığa!
Hacı teyze, kocasından azar işiten her ezik kadın gibi eheheheh gülüyor.Etrafa rezil olduğunu düşünüyor. İnan bana rezil olan sen değilsin, kocan! Allah' ım çok pis kokouyor bu insanlar.Tespih çekmeye başladı. Her bismillah, benim sonumu getiriyor. teyze birden bağırdı, "Alllaaahhhh".
Canlarım, o güzelim "Allah" sözcüğü var ya, işte o benim sonumu getirdi. O sonundaki "aaahh" var ya, dalga dalga, buram buram bir rüzgar yarattı, o rüzgar geldi burnuma kondu. İşte o benim bittiğim andı.Sonra bayılmışım..he hee şaka şaka!
Sinir katsayısı artıran insan silueti numara 4:
Yanımda oturan zat! Kadın...Hanım...Bütün özel yaşamını öğrendiğim insan. Artık seninle koyun koyuna bile yatabilirim, o denli tanıyorum seni. Niye bağırıyorsun, niye vır vır vır özel hayatını anlatıyorsun? Özel hayatını anlatırken, niye, İzmir' deki işimden çok sıkılmıştım, şimdi İstanbul' da çalışıyorum ama oğlumu anneanneye bıraktım, 2 haftada bir de görmeye gidiyorum, diyosun? Niye kendinden nefret ettiriyorsun? Hadi desen, iş bulamadım, mecbur kaldım, beraber ağlıcaz belki seninle. Ama yok sen sıkılmışsın. Bi şey derdim ama ayıp kaçar. Bi git, sende anne misin be?
Sonra bir baktım, çenem çok ağrıyor, öyle sıkmışım ki dişlerimi. Bir yanda pis kokulu, ne dediği bile anlaşılmayan karı -koca, bir yanda manyak anne!
Gittim THY bankoya. Manyak insan numara 5:
-Bişi rica edebilir miyim? (bu benim, ben manyak değilim)
-Evet. (Ayı! Evet mi denir, buyrun denir!)
-A4 kağıdı var mı bana verebileceğiniz, 1 tane yeterli.
-Tıh... (Bu bir gülüş sesi. Dalga geçer gibi...)
Burası bir ofis.
-Tam da o sebeple sordum zaten.
-Yok! Grup 1 le gireceksiniz.
-Grup 1 mi, o ne? Kapı numarası yazmıyor mu? (Sabiha Gökçen çok yenilendi ve bir değişiklik mi var bunu öğrenmeye çalışıyorum)
-Tabiki kapı numarası var.
-Peki siz niye bu kadar ukalasınız? dedim ve gittim.
Çok çirkinsin kızım da demek istedim. Hatta içinin çirkinliği dışına vurmuş diye de devam etmek...
Oturdum... Sabiha Gökçen yenilendi demiştim ya, bir sürü görevli minnoş koymuşlar bilumum yerlere. Nasıl da güzeller...Yalnız ben yöneticileri olsam, saçlarını öyle temizlik yapar gibi toplamalarına izin vermem, o ayrı.
Herneyse, etrafa bakınıyorum.
Arkadaş, biz nasıl bir milletiz böyle? Önünde kocamaaaan yazıyor. Şu no' lu kapılar aşağıda, şu nol' lu solda, şu no' lu sağda...Dana gibi yazmışlar. Niye istisnasız herkes soruyor? Ya bi okuyun, bi bakın, bu kadar hazırcılık olur mu? Offf!
Manyak insan numara 6:
Bu adam bana mı bakıyor? Yok galiba benim tarafımda bir yere bakıyor. Neyse ben kitabımı okuyim. Arkamdaki kızlaaaar, rica etsem bağırmaz mısınız, okuduğumu anlayamıyorum. Anonslar da hiç durmuyor, okuyamıyorum.
-Ne okuyon gızıımmm, yolculuk nireee?
-Kitap.
-Nire yolculuk?
-Su alıcam, ister misiniz?
Kaç Nihan, kaaaaç!
Aslında şuna inanırım ben. Ters bir insansan, her işin ters gider. Huzursuzluk ve sinir insanın içindedir. Ama gerçekten bugün öyle bir günümde değilim. Hatta canlarıma gidiyorum, heyecanlı ve mutluyum.
Ama! O da ne? Uçak rötar mı yapmış? Neyse, yarım saat :(
Şu Mp3 çalar alma işini hızlandırmalıyım.Sevgiliminki bozuldu.
Canon EOS 500D' sini isteme cesaretinde bulunamadım. ikisi aşk yaşıyorlar çünkü ve ben dışlandım çünkü sakarmışım, öyle diyor :(
Ah! O da ne? Bir babayla, minişi saklambaç oynuyorlar.Ne tatlılar, minnoş gözünü kapattığında kimsenin onu görmediğini düşünüyor. ahh kuzum benim, ne tatlısın sen, keşke öyle olsaydı dünya...Mutlu oldum onları seyredince.
Uçaktayım. Hiiii, bana bakan adam yanımda oturuyor. Hiiiç kafamı kaldırmadan inene kadar kitap okudum.
Oturduğum ilk dakikalarda, 50' li yaşlarda iki adamın konuşması. Onlarda numara 7 ve 8 olsunlar.
-İttirme o çantayı, önündeki benim, kırılacak şey var içinde.
(İttirme mi? Doğru mu duydum? Adam da şaşırdı. cevap vermiyor.)
-???
-İttirme diyorum.
-Nereye koyucam?
-Git orda boş yer var.
İnanamıyorum, şu konuşma tarzına bakar mısınız?
50' li yaşlardasın ama hala insan değilsin ve eğitilmen mümkün değil. Yabani diye sana denir işte!
Peki ben neden sinir oluyorum oturduğum yerde? Bu da benim salaklığım. Çenem ağrımaya devam ediyor...
Hostesler kibar kibar servis yapıyorlar. Manyak insan numara 9:
-İçecek olarak ne alırdınız efendim?
-Vızır vızır vızır
-Efendim?
-Su suuuuu!
Önümde oturuyorsun. Şöyle var ya, elimin ortasıyla o kellene öyle bir şaplak indirmek istedim ki, olmayan beynin sarsıntıya uğrasın, o derece yani. kafan ön koltuğa çarpsın.(evet içimde canavar besliyorum)
terbiyesiz herif, "su suuu" da iki kelime, "su lütfen" de iki kelime!Ne biçim bir yaratıksın sen?
Aaaa o da ne?
Kaptan pilot, bir kadın...Mutlu oldum!
Ağzına mikrofonu sokmadan konuştu, ne dediği anlaşıldı. Mutlu oldum...
Zannediyorum gülümseyerek konuştu. Mutlu oldum...
Okuduğum kitap bitti. Mutlu oldum...
Uçak yere çok kibar indi. Kaptanımız bir hanım ne de olsa. Mutlu oldum...
Ve işte babacım orda; beni görmedi. Uykusu gelmiş belli, dört gözle beni arıyor belli, heyecanlı belli.
Sarıldık. Mutlu oldum...
Anneciğimin pamuk yanaklarına kavuştum. Mutlu oldum...
Yarın annemin imza günü varmış. Mutlu oldum...
Annem müthiş bir battaniye örmüş bana.Mutlaka fotoğraflayacağım.Mutlu oldum...
Yemek yemek istemedim, bir elime hop diye ekmeğe sürülmüş süzme yoğurt, üstüne kuru nane serpiştirilmiş (oof!bayılırım) geldi, bir elime hop diye taze sıkılmış portakal suyu. Mutlu oldum...
Şu anda odamdayım, bu yazıları defterime yazıyorum. Sanki bu odada yaşamaya hep devam ediyormuş gibiyim, bebeklerim karşımda. Mutlu oldum...
Ve ne demiş, bir büyük üstad;
"Mutluluk hiç bir zaman büyük değildir..."
15.01.2010
18 Ocak 2010 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
4 yorum:
oh ne güzel niyanım canlarına kavuşmuşsun ama kavuşana kadar da canın çıkmış o ayrı :)
allahım yaşasın demek böyle içinden sinir krizi geçiren bi tek ben değilmişim :D
of Niyan'ım yaa ne ayılarla karşılaşmışsın sen öyle, tıpkı hep benim başıma gelenler gibi :)
sinir oldum okurken yaa, ama sonunu güzel bağladın rahatladım :)
nihancigim, buyuk zevk ile okudum. ne kadar dikkatli ve hassas yazmissin...ve komik! bayildim, bayildim xx
Ayşegülcüm, Laliş' im; örgütlenmeyi teklif ediyorum =)
Anti-ayı timi =)
Ne dersiniz? =)
Ablacımmmm, bende sana bayılıyorum =)
Yorum Gönder