24 Aralık 2009 Perşembe

Siz...

-Siz hayvanat bahçesine gittiğiniz gün, çok güzel bir gün geçirdik diyebilirsiniz; bense ağlarım...Ve gitmem!

-Siz sirke gitmeye de bayılabilirsiniz, ama ben orda da ağlarım ve gitmem!

-Siz sokakta yanınızdan geçen köpekten korkup kaçabilir, hatta bir tekme de savurabilirsiniz; bense durup onunla konuşurum ve ağlarım, gizliden...

-Çocukken bayıldığım, "çok yoruldum babikiiiimmm" diye numaralar yaptığım ve her defasında babamın hiç kırmadığı o faytonu görünce kafamı çeviririm şimdileri. Atlar kırbaçlanıyor diye, ağlarım...

İsterim ki, hayvanlar doğal ortamında olsun. Evet vahşi ama kural bu, bunu sindirdim içimde, doğanın dengesi dedim. Ama isterim ki, insanların (en vahşi hayvan olan insanların) keyfi için onlar bir yere kapatılmasın.
Şebeklik öğrenmeleri için onlara eziyet edilmesin. Süsümüz püsümüz için onlar üzerinde deney yapılmasın. Onlara zarar verilmesin... Çok güzeller diye kar köpekleri olan Huskyler, bekçi köpeği olan Sivas Kangalları evlere kapatılmasın. Güneşli memleketimizde Husky ler varsın, olmasın.

Ne kadar vahşisin ey insanoğlu, bak yaptıklarına, seyret:


Tai Shan adlı panda kendisini izlemeye gelen turistlerin bakışları arasında önce göz kapaklarını yavaşça kapattı, kısa bir süre sonra ise öne doğru yaylanmaya başladı.
Herkes sevimli pandanın yüzüstü düşeceğini sanırken, o başını bacaklarının arasına koyarak yuvarlandı. Bir süre uykulu halde yuvarlanan pandanın bu hareketlerine hayvanat bahçesi çalışanları bir anlam veremiyor. Daha önce uyurken aynı zamanda hareket eden bir panda görmediklerini belirten uzmanlar, pandanın hayvanat bahçesinde doğduğunu, doğal hayatı bilmediğini bu durumun davranış bozukluğuna neden olmuş olabileceğini söylüyorlar.




Adı Spud… Ve şu anda vahşi yaşam uzmanlarının ilgi odağı… Çünkü, İngiltere'de bir yol kenarında bulunan ve St. Tiggywinkles Vahşi Yaşam Hastanesi'ne getirilen bu kirpi tamamen kel…


Hastanede yapılan tetkikler sonucunda ender görülen bir deri hastalığına yakalandığı ve bu nedenle tüm dikenlerini kaybettiği anlaşılan Spud için vahşi yaşam uzmanları seferber oldu. Tedavisi bulunmayan hastalığı nedeniyle bir daha eskisi gibi olup olmayacağı bilinmiyor. Ama şimdilik bitkisel yağlarla günde üç kez masaj ve ılık banyolar yapılıyor.

:""-(

Özür dilerim Spud ve Tai Shan, sizden ve sizin gibi yuvasını kaybeden, neslini kaybeden, doğal ortamını yitiren, ne olduğuna anlam veremeyip, eski ortamını arayan ama hiç bulamayan binlerce arkadaşınızdan da özür dilerim…


Şimdi… Sevinmeli miyim seninle ilgilendikleri için yoksa başına daha büyük dertler açıldığı için üzülmeli miyim? Bilemedim… Evet bu acıyı sana biz yaşattık ama ilgileniyoruz da demeli miyim? Diyemiyorum…

Size sadece şöyle bir teselli verebiliyorum; bizim yaşamımızda kendi hatalarımız, başkasının vurdumduymazlığı, vahşiliği sonucu bir özrün çıktıysa ortaya ve eğer bir de geliri az bir kimseysen; vay haline… Dışlanacaksın, toplumdan geride kalacaksın, yapmak istediğin hiçbir şeyi yapamayacaksın çünkü bulunduğun mekanlar buna izin vermeyecek. Hele bir de çocuksan, o zaman sende tamir edilemez yaralar açacaklar, dalga geçecekler çocuk zalimliğiyle, bilinçsizce… “Keeeeelll, keeeelllll” diyecekler...
Oysa sizin dünyanızda annesini kaybeden yavrulara, başka bir cinste olsa, başka bir anne gönülden bakar… Bu, düşman olarak bildiğimiz hayvanlarda rastlanır en sık… Çünkü bilmeyiz ki; doğada düşman yoktur, sadece açlık vardır, yaşama içgüdüsü vardır. Düşmanlık, insana özgüdür. “Çirkin Ördek Yavrusu” bile insanların masalıdır. Doğada çirkin yoktur, heybetli vardır.
Ve yine sizin dünyanızda arkadaşların, doyduktan sonra kalan yiyeceğini başka hayvanlarla paylaşır.

Biz ise gömümüze gömü ekleriz. Kazandıkça hırslanır, hırslandıkça başkalarını ezmeye meyillidir bünyemiz....

5 yorum:

lale kunt dedi ki...

canım Niyanım yaa naif kız.. ben de aynıyım biliyosun di mi Niyan? her dakika ağlarım salya sümük. sokakta köpek gör ağla ne yer diye, kedi gör ay zavallıcık diye. pet shopta da ağlarım hep.. ah ah keşke çok paramız arsamız arazimiz olsa da gördüğümüz her sahipsiz hayvana bakabilsek di mi?
bu arada söylerken aklıma geldi nuray hafiftaş mı yerlitaş mı ne bi kadın var türkücü, o hayalimi gerçekleştirmiş. çok tatlı bi kadın, köy yerinde ev almış bahçesinde her yer kedi köpek. hep sahipsiz hasta hayvanalrı almış, kendi çabasıyla bakıyo hepsine aşıları vs yaptırıyo yemek memek. valla helal olsun kadına dimi?

Nihan dedi ki...

Laliş' im bu yazının seni üzeceğini tahmin etmiştim aslında, inşallah okumaz Laliş' im, ağlamasın diye düşündüm. Bilmez miyim senin ne duygusal, ne ince ruhlu olduğunu...Bu Nuray Hafiftaş' ı hiç duymamıştım, helal olsun ona!
Allah darda bırakır mı böyle insanı?

Robin Goodfellow dedi ki...

:( ben de aynı senin gibiyim işte niyan , günlerce aklımda kalır üstelik. mesela yolda giderken yola bakamam, havaya binalara bakarım,ödüm kopar ezilmiş bir kedi veya köpek görücem diye, veya çarparız diye. halbuki millet aldırmıyor bile :(

Pinky dedi ki...

en gelişmiş varlığız güya ama insanların yaptığını hayvanlar yapmıyor bu dünyaya ve tüm canlılara :(

sirklerde, deneylerde, hayvanat bahçelerinde yapılanları görüp, okudukça çok üzülüyorum, ağlıyorum :( keşke biraz sevgi sahibi olsa bu tür şeyleri yapan insanlar.

Nihan dedi ki...

Kızlar hiç sormayın yaa, insanların vicdanı yoksa, sonradan da oluşmaz galiba, değil mi?