15 Kasım 2009 Pazar

3.Mevkii, 39 Basamak ve Beyaz Kaplan

Ne alaka bir başlık?
Kel alaka değil tabi, hafta sonumun özeti bu sadece :-)

Taksim' de Mango' nun karşı arasında, Ağa Cami' nin sokağından giriyor, ilk sola dönüyor ve sokağın sonuna kadar yürüyorsunuz. Sağda, minicik, mütevazi, reklama ve gösterişe ihtiyaç duymuyan oldukça ilginç bir kafe III.Mevkii.
İlginçliği şurdan kaynaklı, içeri girince masada menü var, el yazısıyla yazılmış çünkü menü her gün değişiyor. Menünün yanında kağıtlar var.Kağıda istediklerinizi yazıyor ve alt katta bulunan mutfağa indiriyorsunuz.
5 dakika sonra el asansörüyle (halatla yapılmış) yemekleriniz yukarıya çıkıyor ve siz yemeklerinizi alıyorsunuz.
Bitince de tekrar asansöre koyuyorsunuz. Ödeme için tekrar alt kata :-)
Memleketimin alışık olmadığı bir usul...Ama gelenlerden belli, hepsi müdavim. Zaten toplamda 5 adet olan masalar hiç boş kalmıyor. Yemekleri de bir o kadar lezzetli, ben lahana sarması yedim; nazik eşim, sebzeli tavuk ve pilav. İkimizde bayıla bayıla götürdük lokmaları :-)
Fiyatları da epey uygun. Biz çok sevdik :)




Sonra, Kenter Tiyatrosu' nda sahnelenen Okan Yalabık, Demet Evgar, Hakan Gerçek ve Bülent Şakrak' ın oyuncuları olduğu 39 Basamak adlı tiyatro oyununa gittik.
Konusu açısından oldukça zayıf bir oyun diye giriş yaparak moralinizi bozup, ama oyuncular bir harika ve oyun; anında değişen dekoru, sahneye uzanan siyah eldivenli meçhul kişi, oyuncunun kaçması için sahneye itilen pencereler, o pencereden evin hem içinin, hem dışının izlettirilmesi, anlık replikler, gülüşmeler, oyun esnasında hızlı dekor değişmeleri, oyuncuların saniyeler içinde farklı iki, belki üç karaktere bürünmesi ile harika bir oyundu deyip gönlünüzü almak isterim.




Bu da bizim objektifimizden bu harika oyuncular efendim...Hepsini ayakta alkışladım, oyunculukları mükemmeldi. Dizi seyretmekle anlaşılan bir şey değil bu.
Özellikle yağmurun yağdığı sahneye, Bülent Şakrak' ın mimiklerine hayran kaldım.
Daha fazla anlatmıyorum arkadaşlar, gidin, görün, izleyin, mutlu olun :-)

Gelelimmm, Beyaz Kaplan' a....



*The White Tiger
Aravind Adiga

Uzun zamandır beni böyle sürükleyen, 1 günde bitirme isteği uyandıran bir kitap okumamıştım. Elimden bırakmak istemiyorum doğrusu. Şiddetle tavsiye ettiğim bu kitap aynı zamanda 2008 Man Booker ödülü almış bir kitap. Man Booker ödülü alan kitapları genelde takip eder ve okumaya çalışırım. Bu şimdiye kadar ödül alanların en iyisi.
Kitapta, kahramanımız (yazarımız da) Hintli ve Çin Başbakanı' na yazdığı bir mektupta ülkesini çok eleştirel bir gözle ve oldukça mizahi olarak anlatıyor.
Kesinlikle alın!

Bu hafta sonu böyle geçti, gitti işte...
Bu da benden size,
Sevgiler...


5 yorum:

Gidi Kuzgun Güdük Fare dedi ki...

Yine harika bir hafta sonu geçirilmiş :) böyle güzel hafta sonlarınız daim olsun efendim öpüyorum :)

Stil Direktoru dedi ki...

Çok güzelmiş bakalım bulursam bende gitmek isterim canım afiyet şeker de olsun

Nihan dedi ki...

Teşekkürler Edacım :)

Ceydacımmm, seninle bi Bostana yapıcaz yakında :-)

Primarima dedi ki...

Nihan geberticem seni çok yazı yazıyorsun hızına yetişmek ne mumkuuuun???
:)))))

Nihan dedi ki...

Evet ya Ebuş'um, konuşasım varmış :-)